Şanlıurfa... Medeniyetlerin buluştuğu, peygamberler şehri olarak anılan, binlerce yıllık tarihiyle dünyanın sayılı kültür merkezlerinden biri. Her sokağında ayrı bir hikâye, her taşında ayrı bir medeniyetin izi bulunan bu kadim şehir, bugün ne yazık ki büyük bir tehlikeyle karşı karşıya.
Yıllardır korunması gereken tarihi mahallelerde ve kültürel miras alanlarında yapılan kaçak yapılar, bilinçsiz eklemeler ve çarpık yapılaşmalar Şanlıurfa'nın tarihi kimliğini adım adım yok ediyor. Özellikle geleneksel Urfa evleri, tarihi konaklar ve halk arasında "kuş yuvaları" olarak bilinen özgün mimari yapılar, betonlaşmanın ve denetimsiz müdahalelerin kurbanı oluyor.
Tarihi yapıların üzerine eklenen kaçak katlar, dalmaçatma usulü yapılan bölümler ve mimari dokuya tamamen aykırı eklentiler, sadece bir binayı değil, bir şehrin hafızasını da tahrip ediyor. Bugün yapılan her yanlış müdahale, gelecek nesillerin göremeyeceği bir tarihi değerin kaybolmasına neden oluyor.
Şanlıurfa'nın sahip olduğu kültürel miras yalnızca bu şehirde yaşayanların değil, tüm Türkiye'nin ve hatta insanlığın ortak değeridir. Çünkü bu şehir, Göbeklitepe'den Balıklıgöl'e, hanlarından çarşılarına kadar dünya tarihine yön veren bir geçmişe sahiptir. Böylesine önemli bir mirasın göz göre göre yok olmasına sessiz kalmak, tarihimize karşı yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir.
Ne yazık ki bugün tarihi alanlarda yaşanan tahribat karşısında yeterli denetim ve yaptırımların uygulanmadığı yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Koruma amaçlı imar planlarının daha etkin uygulanması, kaçak yapılaşmaya karşı tavizsiz bir mücadele yürütülmesi ve tarihi bölgelerde sürekli denetim mekanizmalarının oluşturulması artık bir zorunluluk haline gelmiştir.
Gazeteciler olarak bizler de bu kentin tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkmayı bir görev olarak görüyoruz. Çünkü gazetecilik yalnızca yaşanan olayları aktarmak değil, aynı zamanda toplumun ortak değerlerini korumak adına farkındalık oluşturmaktır. Şanlıurfa'nın tarihi dokusunun korunması için kamuoyunu bilgilendirmeye ve bu konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz.
Buradan yerel yönetimlere, ilgili kurumlara ve tüm yetkililere açık çağrımızdır:
Şanlıurfa'nın tarihi mirasını koruyun. Kaçak yapılara izin vermeyin. Tarihi mahalleleri, konakları ve kültürel değerleri kaderine terk etmeyin. Bugün alınacak tedbirler, yarının Şanlıurfa'sını şekillendirecektir.
Unutulmamalıdır ki; tarihi miras bir şehrin geçmişi olduğu kadar geleceğidir de. Tarihini koruyamayan toplumlar, geleceğini de sağlam temeller üzerine inşa edemezler. Şanlıurfa'nın taşlarına kazınmış binlerce yıllık medeniyet mirası, ihmale ve kaçak yapılaşmaya kurban edilmemelidir.
Bu şehir hepimizin. Bu miras hepimizin. Ve onu korumak da hepimizin ortak sorumluluğudur.Bu metin, köşe yazısı formatına daha uygun, okuyucuyu düşünmeye sevk eden ve yetkililere doğrudan çağrı yapan daha güçlü bir versiyondur.
