İnsanlık tarihi boyunca savaşlar oldu, zulümler yaşandı, kavimler yok oldu, imparatorluklar yıkıldı. Ancak asırlardır değişmeyen tek gerçek vardı: Allah’ın insanlığa gönderdiği peygamberler ve onların taşıdığı hakikat mesajı…

İslam inancına göre ilk insan ve ilk peygamber olan Hazreti Âdem ile başlayan bu kutlu yolculuk, son peygamber Hazreti Muhammed ile tamamlandı. Binlerce yıl boyunca gelen peygamberler insanlara aynı şeyi anlattı; adaleti, merhameti, doğruluğu ve Allah’a kulluğu…

Bugün dönüp insanlığa baktığımızda aslında peygamberlerin neden gönderildiğini daha iyi anlıyoruz. Çünkü dünya hâlâ savaşlarla, adaletsizliklerle, açlıkla ve vicdansızlıklarla mücadele ediyor. İnsanlık teknolojiyle büyüdü ama merhamet konusunda çoğu zaman küçüldü.

Hazreti Nuh kavmini yıllarca uyardı ama insanlar onu dinlemedi. Sonunda tufan geldi. Bugün de dünya sanki yeni tufanların eşiğinde… Belki su tufanı değil ama ahlak tufanı, vicdan tufanı, adalet tufanı yaşıyoruz.

Hazreti İbrahim putlara karşı tek başına mücadele etti. O gün insanların elleriyle yaptığı taş putlar vardı, bugün ise para, makam, güç ve çıkar modern dünyanın yeni putları haline geldi.

Hazreti Musa zalim Firavun’un karşısına çıktı. Bugün de dünyanın birçok yerinde mazlumlar hâlâ firavun düzenleri altında eziliyor. Güçlü olanın haklı sayıldığı bir düzende insanlık gerçek huzuru nasıl bulabilir?

Hazreti İsa sevgiyi, merhameti ve affetmeyi anlattı. Ama bugün insanlar birbirine tahammül edemez hale geldi. Küçük bir tartışma bile kin ve nefretin büyümesine neden oluyor.

Ve son olarak Hazreti Muhammed…

O, karanlık bir çağda insanlığa ışık oldu. Yetimin hakkını korudu, kadınlara değer verilmesini öğretti, adaleti ayakta tutmayı emretti. Komşusu açken tok yatmayı kabul etmeyen bir medeniyetin temelini attı.

Bugün ise insanlar birbirinin acısına gözlerini kapatıyor. Bir çocuk açlıktan ölürken dünyanın başka bir yerinde milyonlarca dolar eğlenceye harcanıyor. İşte peygamberlerin mesajını unuttuğumuz yer tam da burasıdır.

Şanlıurfa gibi peygamberler şehri olarak bilinen bir şehirde yaşayan insanlar olarak bu mirası daha iyi anlamalıyız. Çünkü bu topraklar sadece taş ve topraktan ibaret değil; sabrın, imanın ve teslimiyetin izlerini taşıyor.

Belki de bugün insanlığın en çok ihtiyacı olan şey; yeniden vicdanı, merhameti ve adaleti hatırlamaktır. Çünkü peygamberlerin ortak mesajı buydu: İnsanı insan yapan şey güç değil, güzel ahlaktır.