Yazan: İbrahim Uygur

Bir orman yangınının başlaması için devasa bir kıvılcım gerekmez. Bazen bir sigara izmariti, bazen sönmemiş bir kamp ateşi; bazen de gökten düşen bir yıldırım, binlerce hektarlık alanı saniyeler içinde cehenneme çevirebilir. Yangınlar, doğanın gazabıyla olduğu kadar insan hatalarıyla da çok yakından ilintili.

Bugün özellikle Akdeniz iklim kuşağındaki şehirlerde, ısı artışı, kuraklık ve nem düşücü, yangınların yayılmasının en büyük nedenlerinden biri haline geldi. Kuruyan otlar, rüzgarla birlikte adeta bir benzin gibi yanıyor. Bu doğal ortam, bir kez tutuştu mu kontrol altına almak saatler, hatta günler sürebiliyor.

İşin bir de insan kaynaklı boyutu var. Anız yakmak, piknik yaparken ateşi söndürmemek, arızalanan elektrik hatları ve hatta kasıtlı kundaklamalar... Her biri ormanlarımızı yok eden birer felaket sebebi. Ne yazık ki "bir şey olmaz" diye başlayan dikkatsizlikler, önlenebilir trajedilere dönüşüyor.

Peki ne yapmalıyız? Çözüm, sadece yangın söndürmekte değil; yangını çıkarmamakta. Yani bilinçli olmakta, doğayla uyumlu yaşamakta. Ormanlara yaklaşırken iki kere düşünmekte.