İbrahim Uygur
Bu ülke terörden çok çekti.
Yıllarca analar ağladı, ocaklara ateş düştü. Genç yaşta hayatını kaybeden evlatlarımız oldu. Şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Millet olarak ağır bedeller ödedik.
Ama terörün bedeli sadece can kayıplarıyla sınırlı kalmadı.
Türkiye yıllarca ekonomisini, enerjisini ve insan gücünü terörle mücadeleye ayırmak zorunda kaldı. Yatırımlar gecikti, bazı bölgelerimiz hak ettiği kalkınmayı yaşayamadı. İnsanlarımızın geleceğe yönelik umutları zaman zaman gölgelendi.
Şimdi ise önümüzde yeni bir dönem için büyük bir fırsat var.
Artık terörü değil, kalkınmayı konuşmanın zamanı geldi.
Bu değişimin en önemli adreslerinden biri de Şanlıurfa olabilir.
Şanlıurfa'nın genç nüfusu, geniş tarım arazileri, güçlü tarımsal üretimi, organize sanayi bölgeleri, tarihi ve turistik değerleri bu şehri Türkiye'nin en önemli kalkınma merkezlerinden biri yapabilecek büyük bir potansiyele sahip.
GAP'ın kalbi olan Şanlıurfa, yalnızca tarımla değil; sanayi, turizm, lojistik, enerji ve teknoloji yatırımlarıyla da büyüyebilir.
Yeter ki huzur olsun.
Yeter ki güven olsun.
Yeter ki yatırımcı yarınından endişe etmesin.
Yeter ki gençlerimiz kendi memleketlerinde gelecek kurabileceklerine inansın.
Şanlıurfa'nın gençleri artık iş aramak için başka şehirlere gitmek zorunda kalmasın.
Çiftçimiz daha güçlü desteklerle üretimini büyütsün.
Sanayicimiz yeni fabrikalar kursun.
Esnafımızın yüzü gülsün.
Turizm sektörümüz Göbeklitepe'den Harran'a, Balıklıgöl'den Halfeti'ye kadar sahip olduğumuz eşsiz değerleri daha güçlü şekilde dünyaya tanıtsın.
Şanlıurfa sadece Türkiye'nin değil, bölgenin üretim ve ticaret merkezlerinden biri haline gelebilir.
Bunun için öncelikle huzur gerekiyor.
Çünkü huzurun olmadığı yerde yatırım olmaz, güvenin olmadığı yerde kalkınma olmaz.
Artık çocuklarımızın eline korku değil, kalem vermenin; gençlerimizin önüne çatışma değil, iş ve eğitim fırsatları koymanın zamanıdır.
Elbette geçmişimizi unutmayacağız.
Şehitlerimizi unutmayacağız.
Gazilerimizi unutmayacağız.
Bu ülke için canını verenleri asla unutmayacağız.
Ancak onların bize bıraktığı emaneti daha güçlü bir Türkiye'ye dönüştürmek de bizim görevimizdir.
Bugün Türkiye'nin ihtiyacı yeni tartışmalar değil, yeni hedeflerdir.
Daha fazla üretim…
Daha fazla yatırım…
Daha fazla istihdam…
Daha güçlü ekonomi…
Daha huzurlu şehirler…
Ve geleceğe güvenle bakan bir gençlik…
Bunun yolu da birlik ve beraberlikten geçiyor.
Siyasi görüşümüz ne olursa olsun, hangi şehirde yaşarsak yaşayalım, hangi düşünceye sahip olursak olalım; ortak paydamız Türkiye'dir.
Çünkü bu ülke hepimizin.
Şanlıurfa hepimizin.
Gelecek ise çocuklarımızındır.
Artık enerjimizi birbirimizle kavga etmeye değil, ülkemizi büyütmeye harcamalıyız.
Artık yıllardır kaybettiğimiz zamanı telafi etmeliyiz.
Terörün bitmesi sadece güvenlik meselesi değildir.
Bu aynı zamanda ekonomik kalkınma, eğitim, istihdam, yatırım ve refah meselesidir.
Şimdi önümüzde yeni bir sayfa açma zamanı.
Şanlıurfa'nın bereketli topraklarından fabrikalarına, gençlerinden turizmine kadar her alanda büyük bir kalkınma hamlesi başlatma zamanı.
Ben inanıyorum ki huzur kalıcı hale geldikçe Şanlıurfa'nın da Türkiye'nin de önü daha fazla açılacaktır.
Çünkü bu millet çok acı çekti.
Çok bedel ödedi.
Çok zaman kaybetti.
Artık kaybetme zamanı değil, kazanma zamanıdır.
Artık terörün değil, Türkiye'nin geleceğini konuşalım.
Artık ayrışmanın değil, birlik ve beraberliğin zamanıdır.
Artık korkunun değil, huzurun zamanıdır.
Artık terörün değil, kalkınmanın zamanı.
Şanlıurfa'nın çocukları daha güzel bir geleceği hak ediyor.
Türkiye'nin çocukları daha güzel bir geleceği hak ediyor.
Ve artık hep birlikte o geleceği inşa etmeliyiz.
Türkiye büyüsün, Şanlıurfa büyüsün, milletimizin yüzü gülsün.
İbrahim Uygur
