Fırınlar gerçekten yeterince denetleniyor mu? Unun nereden geldiğini bilen var mı? Kenar mahallelerdeki fırınlara kim, ne zaman gidiyor?
Şanlıurfa’da her gün yüz binlerce insan ekmek tüketiyor.
Pide ekmeği, somun ekmeği, tırnaklı ekmek…
Sabah kahvaltısında, öğle yemeğinde, akşam sofrasında vatandaşın önüne geliyor.
Peki soruyorum:
Bu ekmeğin üretildiği fırınlar gerçekten gerektiği kadar denetleniyor mu?
Yoksa denetim, birkaç işletmeye gidilip gramaj kontrolü yapmaktan mı ibaret?
Bu sorunun cevabını vatandaşın bilmeye hakkı var.
Çünkü konu herhangi bir ticari ürün değil.
Konu doğrudan halk sağlığıdır.
UNUN HESABINI SORMAK GEREKİYOR
Benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta burada başlıyor.
Fırına giren un nereden geliyor?
Hangi firma üretiyor?
Hangi tarihte üretilmiş?
Nasıl depolanmış?
Hangi parti numarasına ait?
Bu un hangi ekmekte kullanılmış?
Bu soruların cevapları düzenli olarak kontrol ediliyor mu?
Ben yetkililerin bu konuda daha açık ve daha sıkı bir denetim sistemi uygulaması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü vatandaş fırına gidip un çuvalını inceleyemez.
Vatandaş laboratuvara numune gönderemez.
Vatandaş üretim alanının hijyenini kontrol edemez.
Bunları yapacak olan denetim kurumlarıdır.
SADECE GRAMAJ KONTROLÜYLE OLMAZ!
Yıllardır aynı şeyi görüyoruz.
Fırın denetimi denildiğinde ilk akla gelen konu gramaj oluyor.
Elbette gramaj önemlidir.
Ama yeterli değildir.
Bir ekmeğin gramajının doğru olması, o ekmeğin bütün üretim sürecinin sağlıklı olduğu anlamına gelmez.
Unun durumu ne?
Depolama nasıl?
Hamur hangi koşullarda hazırlanıyor?
Fırının üretim alanı temiz mi?
Çalışanların hijyen şartları nasıl?
Ekmekler nasıl taşınıyor?
Satış sırasında hijyen kurallarına uyuluyor mu?
Bunların tamamı denetlenmelidir.
KENAR MAHALLE FIRINLARI DAHA SIKI TAKİP EDİLMELİ
Şanlıurfa’nın merkezinde bazı bölgelerde denetim ekiplerini görmek mümkün.
Ama benim asıl çağrım kenar mahallelere.
Mahalle aralarında faaliyet gösteren küçük pide fırınları da aynı şekilde, hatta gerekiyorsa daha sık denetlenmelidir.
Çünkü vatandaşın sağlığı mahallesine göre değişmez.
Merkezde yaşayan vatandaşın yediği ekmek ne kadar önemliyse, kenar mahallede yaşayan vatandaşın yediği ekmek de o kadar önemlidir.
Bu nedenle özellikle riskli görülen işletmelerde haftalık denetim sistemi uygulanmalıdır.
En azından haftada bir kez kontrol yapılması, gerekli görülen işletmelerde bu sıklığın artırılması gerekir.
Üstelik bu kontroller mümkün olduğunca habersiz yapılmalıdır.
SORUYORUM: BİR FIRIN AYDA KAÇ KEZ DENETLENİYOR?
Burada yetkililere açıkça soruyorum:
Şanlıurfa’da bir fırın yılda kaç kez denetleniyor?
Kenar mahalledeki bir pide fırını kaç kez kontrol ediliyor?
Son denetim ne zaman yapıldı?
Kaç işletmede eksiklik tespit edildi?
Kaç işletmeye uyarı verildi?
Kaç işletmeye idari işlem uygulandı?
Kaç işletmeden un numunesi alındı?
Kaç ekmek numunesi laboratuvara gönderildi?
Vatandaş olarak bunları bilmek bizim hakkımız.
Çünkü denetim yapılıyorsa sonuçları da kamuoyuna şeffaf şekilde anlatılmalı.
SOMUN EKMEĞİ DE UNUTMAYIN!
Bir başka önemli konu somun ekmek.
Pide fırınları konuşulurken somun ekmek üreticileri göz ardı edilmemeli.
Somun ekmeklerin de gramajı, üretim şartları, hijyeni ve kullanılan hammaddeleri sıkı şekilde kontrol edilmeli.
Ekmeğin şekli değişebilir ama vatandaşın hakkı değişmez.
DÜRÜST FIRINCI DA DENETİM İSTİYOR
Burada dürüst çalışan fırıncı esnafımıza da bir parantez açmak gerekiyor.
Sabahın erken saatlerinde işinin başına geçen, emeğiyle ekmek üreten, kurallara uyan esnafın başımızın üzerinde yeri var.
Zaten düzenli denetim onların da işine gelir.
Çünkü denetim olduğunda kurallara uymayan işletmelerle kurallara uyan işletmeler arasındaki fark ortaya çıkar.
Denetim, dürüst esnafın düşmanı değil; tam tersine güvencesidir.
VATANDAŞIN SOFRASI DENETİMSİZ BIRAKILMAMALI
Şanlıurfa’da gıda denetimi konusunda hiçbir şekilde rehavete yer olmamalı.
Çünkü vatandaşın satın aldığı ekmek doğrudan evine giriyor.
Çocuklarımız yiyor.
Yaşlılarımız yiyor.
Dar gelirli aileler yiyor.
Her gün milyonlarca liralık ekmek alışverişi yapılıyor.
Bu kadar önemli bir alanda denetimlerin düzenli, ciddi, habersiz ve şeffaf olması gerekiyor.
YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRI
Şanlıurfa Valiliği’ne, Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne, belediyelere ve ilgili bütün denetim birimlerine çağrımdır:
Fırın denetimlerini artırın.
Pide fırınlarını düzenli kontrol edin.
Kenar mahalleleri unutmayın.
Somun ekmek üreticilerini de aynı ciddiyetle denetleyin.
Kullanılan unların kaynağını ve depolama şartlarını inceleyin.
Gerekli görülen durumlarda un ve ekmeklerden numune alın.
Laboratuvar sonuçlarını değerlendirin.
Gramaj kontrolünü ihmal etmeyin.
Hijyen kurallarını titizlikle inceleyin.
Eksikliği olan işletmelere gerekli işlemleri uygulayın.
Ve en önemlisi:
Denetimi sadece kampanya dönemlerinde değil, yılın 12 ayı yapın.
Çünkü halk sağlığı kampanya işi değildir.
SON SÖZÜM ŞU:
Ben gazeteci olarak bir vatandaş adına soruyorum:
Şanlıurfa’da ekmeğimiz ne kadar güvenli?
Fırınlarımız ne sıklıkla denetleniyor?
Kullanılan unların kaynağı gerçekten kontrol ediliyor mu?
Kenar mahallelerdeki fırınlar haftalık olarak denetleniyor mu?
Bu soruların cevabı kamuoyuna açık ve net şekilde verilmelidir.
Çünkü mesele bir fırıncının kazancı değildir.
Mesele bir belediyenin denetim sayısı da değildir.
Mesele Şanlıurfa halkının sağlığıdır.
Vatandaşın sofrasına giren ekmekten kim sorumluysa, o sorumluluğun gereğini de yerine getirmelidir.
Ve unutulmamalıdır:
Denetim yapılmadığında sadece ekmek denetlenmemiş olmaz; vatandaşın güveni de denetlenmemiş olur.
Şanlıurfa halkı temiz, sağlıklı ve güvenilir ekmek istiyor.
Bunun adı lüks değil, vatandaşın en doğal hakkıdır.
GAZETECİ İBRAHİM UYGUR
