İSTANBUL’DA 100 BİN ÇOCUĞA KANTİN DESTEĞİ: ŞANLIURFA’DA ÇOCUKLAR NE OLACAK?
Köşe Yazısı – Gazeteci İbrahim Uygur
Okulların açılmasına sayılı günler kaldı.
Bir tarafta çocuklarının okul çantasını, kıyafetini, ayakkabısını, kırtasiye masrafını karşılamaya çalışan aileler…
Diğer tarafta her geçen gün artan hayat pahalılığı karşısında bütçesini denkleştirmeye çalışan anne ve babalar…
Ve bütün bunların arasında belki de en fazla konuşmamız gereken bir konu var:
Çocuklarımız okulda ne yiyecek?
Çünkü eğitim sadece kitap, defter ve sınavdan ibaret değildir.
Bir çocuk sabah evinden çıkıp okula gidiyorsa, gün içerisinde temel beslenme ihtiyacının da karşılanması gerekir.
Karnı aç olan bir çocuktan başarılı olmasını beklemek kolaydır.
Ama o çocuğun ne yaşadığını anlamak başka bir meseledir.
İSTANBUL’DAN ÖNEMLİ BİR ADIM
İstanbul Valiliği'nin ihtiyaç sahibi öğrenciler için hayata geçirdiği “Gönülden Bir Öğün” projesi bu nedenle dikkat çekici.
Proje kapsamında ihtiyaç sahibi öğrencilere aylık 2 bin lira Kantin Kart desteği sağlanması ve uygulamanın yaklaşık 100 bin öğrenciye ulaşması hedefleniyor.
Bu para okul kantinlerinde beslenme amacıyla kullanılacak.
Bana göre burada önemli olan yalnızca verilen 2 bin lira değil.
Asıl önemli olan devletin ve kamu yönetiminin şu mesajı vermesidir:
“Bu çocuk bizim çocuğumuzdur. Aç kalmasına seyirci kalmayacağız.”
İşte mesele tam olarak budur.
PEKİ ŞANLIURFA?
Şimdi dönüp kendi şehrimize bakalım.
Şanlıurfa...
Çocuk nüfusu oldukça yüksek bir kent.
Dar gelirli ailelerin bulunduğu mahallelerimiz var.
Ekonomik sıkıntı yaşayan ailelerimiz var.
Okula giden çocuğunun bütün ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan anne babalarımız var.
O halde sormak gerekiyor:
İstanbul'da ihtiyaç sahibi çocuklar için böyle bir destek mümkün olabiliyorsa Şanlıurfa'da neden olmasın?
Bu soru kesinlikle siyasi bir soru değildir.
Bu soru bir parti meselesi de değildir.
Bu soru doğrudan çocuklarımızın geleceğiyle ilgilidir.
SAYIN VALİ HASAN ŞILDAK’A SORUYORUM
Buradan Şanlıurfa Valimiz Sayın Hasan Şıldak'a açıkça seslenmek istiyorum:
Sayın Valim;
İstanbul'da başlatılan bu uygulamayı Şanlıurfa açısından değerlendirmeyi düşünür müsünüz?
Şanlıurfa'daki ihtiyaç sahibi öğrenciler tespit edilerek onlara da Kantin Kart veya benzeri bir destek verilmesi mümkün müdür?
Bu konuda Şanlıurfa Valiliği öncülüğünde bir çalışma başlatılabilir mi?
Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, kaymakamlıklar, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ve hayırsever iş insanları bu projeye dahil edilebilir mi?
Ben Sayın Valimizin bu soruları dikkate alacağını düşünüyorum.
Çünkü bu konu ertelenebilecek bir konu değildir.
BİR ÇOCUK OKULDA AÇ KALMAMALI
Düşünün…
Bir sınıfta 30 öğrenci var.
Bir öğrencinin ailesi ekonomik olarak rahat.
Çocuğu teneffüste kantine gidiyor, istediğini alıyor.
Başka bir öğrencinin ailesi ise ekonomik sıkıntı içerisinde.
Çocuk kantine gidiyor ama hiçbir şey alamadan geri dönüyor.
Belki arkadaşlarının yanında mahcup oluyor.
Belki “Param yok” demeye utanıyor.
Belki de sırf bu nedenle teneffüste sınıftan çıkmıyor.
Biz bunları ne kadar görüyoruz?
İşte devletin sosyal politikası tam da burada devreye girmelidir.
Hiçbir çocuk ailesinin ekonomik durumundan dolayı kendisini arkadaşlarından eksik hissetmemelidir.
KANTİN KARTI SADECE BİR YARDIM DEĞİLDİR
Kantin Kart meselesine yalnızca “2 bin lira yardım” olarak bakarsak konunun özünü kaçırırız.
Burada mesele çocuğa doğrudan ulaşan bir sosyal destek mekanizması oluşturulmasıdır.
Üstelik doğru şekilde uygulanırsa çocuk açısından da daha onurlu bir sistemdir.
Çünkü yardım alan çocuk teşhir edilmez.
Kimse onun ailesinin ekonomik durumunu bilmek zorunda kalmaz.
Çocuk arkadaşlarıyla aynı okulda, aynı kantinde, aynı ortamda beslenme imkanına kavuşur.
Bence sosyal devlet anlayışı tam olarak budur.
81 İLE YAYILMALI
Şimdi asıl soruya gelelim.
Bu uygulama sadece İstanbul'da mı kalacak?
Yoksa İstanbul'un ardından diğer 80 il de bu modeli kendi imkanları doğrultusunda değerlendirecek mi?
Türkiye'nin herhangi bir şehrinde yaşayan çocuk bizim çocuğumuzdur.
İstanbul'daki çocuğun karnı önemliyse Şanlıurfa'daki çocuğun karnı da önemlidir.
İstanbul'da ihtiyaç sahibi öğrenci destekleniyorsa, Şanlıurfa'daki ihtiyaç sahibi öğrencinin de desteklenmesi gerekir.
Elbette her ilin ekonomik ve sosyal şartları farklı olabilir.
Ancak amaç aynı olmalıdır:
Çocuklarımızın eğitimden kopmaması ve okulda temel ihtiyaçlarının karşılanması.
ŞANLIURFA BUNU YAPABİLİR
Ben Şanlıurfa'nın bunu yapabilecek güce sahip olduğuna inanıyorum.
Valilik öncülük eder.
Belediyeler destek verir.
Hayırsever iş insanlarımız katkı sunar.
Kantin esnafımız projeye dahil edilir.
Gerekirse yerel iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları destek olur.
Ve ortaya Şanlıurfa'ya özgü bir model çıkar.
Belki adı “Şanlıurfa Öğrenci Kartı” olur.
Belki başka bir isim verilir.
İsminin ne olduğu önemli değil.
Önemli olan çocuğun okulda aç kalmamasıdır.
BİR DE ŞUNU UNUTMAYALIM
Şanlıurfa'nın en büyük zenginliği çocukları ve gençleridir.
Bugün okul sıralarında oturan çocuklarımız yarının öğretmeni, doktoru, mühendisi, gazetecisi, esnafı, yöneticisi olacak.
Bugün onlara yaptığımız yatırım, aslında yarının Şanlıurfa'sına yaptığımız yatırımdır.
Bir çocuğa verilen bir öğün yemek belki küçük bir yardım gibi görünebilir.
Ama o çocuk için çok büyük bir anlam taşıyabilir.
Çünkü bazen bir çocuğun geleceğini değiştiren şey, büyük bir yatırım değil;
zamanında uzatılan küçük bir destek elidir.
GÖZLER ŞANLIURFA’DA
İstanbul Valiliği bir adım attı.
Şimdi gözler diğer illerde.
Ve özellikle Şanlıurfa'da.
Sayın Valimiz Hasan Şıldak'ın eğitim konusunda gösterdiği hassasiyetin bu konuya da yansıyıp yansımayacağını kamuoyu merak ediyor.
Ben de bir gazeteci olarak bu soruyu sormaya devam edeceğim:
Şanlıurfa'daki ihtiyaç sahibi öğrenciler için Kantin Kart veya benzeri bir proje hayata geçirilecek mi?
Eğer böyle bir proje başlatılırsa bunun karşılığını en güzel kim verecek biliyor musunuz?
Çocuklarımız.
Belki bir gün o çocuklardan biri çıkıp şöyle diyecek:
“Ben küçükken devlet yanımdaydı. Beni unutmadı.”
İşte bundan daha büyük bir sosyal devlet göstergesi olabilir mi?
SON SÖZ
Okullar açılıyor.
Çocuklarımız sıralarına oturacak.
Kimi çocuk çantasını dolu getirecek.
Kimi çocuğun ailesi ise çantasını doldurmak için günlerce hesap yapacak.
Biz yetişkinlere düşen görev, çocukların arasındaki ekonomik farklılıkların onların eğitim hayatına mümkün olduğunca yansımamasını sağlamaktır.
İstanbul'da başlayan bu uygulama bunun için önemli bir örnek.
Şimdi dileğimiz, Kantin Kart veya benzeri sosyal desteklerin Türkiye'nin 81 ilinde ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşmasıdır.
Ve Şanlıurfa için sorumuz açık:
Sayın Hasan Şıldak, sıra Şanlıurfa'da mı?
HABER: GAZETECİ İBRAHİM UYGUR