Şanlıurfa, binlerce yıllık tarihi, kültürel zenginliği, inanç turizmi ve misafirperver insanlarıyla Türkiye’nin en önemli turizm şehirlerinden biridir. Balıklıgöl’den tarihi çarşılara, Haşimiye Meydanı’ndan Gümrük Hanı’na kadar şehrimizin her köşesi ayrı bir değer taşımaktadır. Ancak bu güzellikleri korumak yalnızca belediyelerin değil, hepimizin, özellikle de tarihi bölgelerde faaliyet gösteren esnafımızın sorumluluğundadır.
Bugün Şanlıurfa’nın tarihi bölgelerinde karşılaştığımız bazı görüntüler, üzerinde ciddi şekilde düşünmemiz gereken bir sorunu gözler önüne seriyor: Esnaf ahlakı, çevre temizliği ve ortak yaşam kültürü.
Temizlik yalnızca belediyenin görevi değildir
Şehrimizde zaman zaman sokaklarda, kaldırımlarda ve caddelerde çöplerin gelişigüzel bırakıldığına şahit oluyoruz. Daha da üzücü olanı, bazı işletmelerin kendi dükkânlarının önünü temizlemek yerine çöpleri caddeye veya kaldırıma süpürmesi, atıkları uygun çöp noktalarına bırakmamasıdır.
Elbette bütün esnafımızı aynı kefeye koymak doğru değildir. Dükkânının önünü temiz tutan, çevresine örnek olan, sabah iş yerini açarken önce kapısının önünü süpüren, çöpünü uygun şekilde toplayan çok sayıda esnafımız vardır. Kendilerine teşekkür ediyoruz.
Ancak tarihi ve turistik bölgelerde bu konuda daha fazla hassasiyete ihtiyaç duyulduğu da açıktır.
Bir esnaf düşünelim: Dükkânını açıyor, müşterisini karşılıyor, malını satıyor ve kazancını elde ediyor. Fakat dükkânının önündeki çöpü toplamıyor, atıkları kaldırıma bırakıyor ya da temizlediği yeri kirletiyor. Böyle bir davranış, yalnızca çevreyi kirletmek değildir; aynı zamanda komşu esnafa, şehre, ziyaretçilere ve ortak yaşam alanlarına karşı sorumluluğu da ihmal etmektir.
Esnaflık yalnızca ticaret yapmak, para kazanmak ve müşteri ağırlamak değildir. Esnaflık aynı zamanda ahlak, dürüstlük, komşuluk, saygı ve sorumluluk mesleğidir.
Mardin’den Gaziantep’e, Konya’dan Antalya’ya örnek almalıyız
Türkiye’nin farklı şehirlerini ziyaret ettiğimizde temizliğin şehir kültürünün bir parçası hâline getirildiği örneklerle karşılaşıyoruz. Mardin’de, Gaziantep’te, Kayseri’de, Konya’da, Alanya’da ve Antalya’da özellikle turistik alanlarda işletmelerin önünü temiz tutması, çevre düzenine katkı sağlaması şehirlerin imajını güçlendiren önemli unsurlardandır.
Elbette bu şehirlerde de sorunlar yaşanabilir. Ancak bizim amacımız başka şehirleri överken Şanlıurfa’yı kötülemek değil, başka yerlerdeki iyi uygulamalardan ders çıkarmaktır.
Şanlıurfa’nın tarihi çarşılarında da aynı hassasiyeti görmek istiyoruz. Her dükkânın önünde bir temizlik anlayışı, her sokakta bir sorumluluk bilinci oluşmalıdır.
Unutmayalım ki turist yalnızca tarihi yapıları görmek için gelmez. Şehrin sokaklarına, çarşılarına, esnafın davranışlarına, temizliğine ve insan ilişkilerine de bakar.
Turistin gözünde suçlu neden hep belediye oluyor?
Şanlıurfa’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin sosyal medyada zaman zaman sokakların kirli olduğuna ilişkin paylaşımlar yaptığını görüyoruz. Bu paylaşımların ardından eleştirilerin önemli bir bölümü belediyelere yöneliyor.
Oysa her kirliliğin sorumluluğunu doğrudan belediyelere yüklemek doğru değildir. Belediyeler çöpleri toplamak, çevre temizliğini sağlamak ve denetim yapmakla yükümlüdür. Ancak esnafın ve vatandaşın yere attığı çöplerin tamamını belediyelerin çalışmamasıyla açıklamak da haksızlık olur.
Bir sokak gün içinde defalarca temizlense bile insanlar çöplerini yeniden yere atıyorsa o sokakta kalıcı temizlik sağlamak zorlaşır.
Burada hem belediyelere hem de esnafımıza önemli görevler düşmektedir. Belediyeler düzenli temizlik hizmetlerini aksatmamalı, çöp toplama noktalarını yeterli hâle getirmeli ve denetimleri artırmalıdır. Esnaf ise iş yerinin önünü temiz tutmalı, çöplerini belirlenen saatlerde ve uygun noktalara bırakmalıdır.
Şehrimizin temizliği ancak bu ortak sorumluluk anlayışıyla sağlanabilir.
Her inançta ve kültürde temizliğin yeri vardır
Temizlik, yalnızca görüntü meselesi değildir. İnsan sağlığı, çevre bilinci, toplumsal saygı ve ahlakla doğrudan ilişkilidir.
İslam kültüründe temizliğe büyük önem verilir. İnsanların yaşadığı çevreyi temiz tutması, başkalarına rahatsızlık vermemesi ve ortak alanları koruması ahlaki sorumluluklarımız arasındadır. Diğer inanç ve kültürlerde de temiz yaşam, düzen ve çevreye saygı önemli değerler olarak kabul edilir.
Peki, temizliğe bu kadar önem veren bir toplumun tarihi ve inanç turizmiyle öne çıkan şehrinde neden hâlâ çöplerimizi yere atmayı normal karşılayalım?
Bir poşeti çöp kutusuna bırakmak bu kadar zor olmamalıdır. Dükkânının önünü temizlemek, atıkları uygun şekilde toplamak ve komşusunun önünü kirletmemek esnaflığın en temel sorumluluklarından biridir.
Belediyeler denetim yapmalı, kurallara uymayanlara yaptırım uygulanmalı
Buradan Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesine, ilçe belediyelerine ve ilgili denetim birimlerine çağrıda bulunuyoruz.
Tarihi ve turistik bölgelerde çevre temizliği denetimleri artırılmalıdır. İşletmelere temizlik kuralları açık şekilde anlatılmalı, çöp toplama saatleri ve uygulamaları konusunda bilgilendirme yapılmalıdır. Kurallara uymayanlar öncelikle mevzuata uygun şekilde uyarılmalı; ihlalin devam etmesi hâlinde yürürlükteki mevzuat çerçevesinde idari yaptırımlar uygulanmalıdır.
Elbette amaç esnafımıza ceza yazmak değildir. Asıl amaç, Şanlıurfa’nın sokaklarını temiz tutmak ve ortak bir temizlik kültürü oluşturmaktır. Ancak yapılan uyarılara rağmen çevreyi kirletmeye devam edenlere karşı gerekli işlemlerin uygulanması da önemlidir.
Belediyelerin görevini yapmasını beklediğimiz kadar esnafımızın da kendi sorumluluğunu yerine getirmesini bekliyoruz.
Şanlıurfa’nın temizliği hepimizin meselesidir
Tarihi çarşılarımız yalnızca alışveriş yapılan yerler değildir. Buralar Şanlıurfa’nın hafızası, kültürü ve misafirlerine açılan kapısıdır. Balıklıgöl’e gelen bir turistin gördüğü kaldırım, Haşimiye’de yürürken karşılaştığı çöp, Gümrük Hanı çevresindeki temizlik durumu şehrimizin imajının bir parçasıdır.
Bir esnafın dükkânının önünü temiz tutması küçük bir davranış gibi görülebilir. Fakat yüzlerce esnaf aynı hassasiyeti gösterdiğinde ortaya tertemiz bir şehir çıkar.
Şanlıurfa esnafının ticari başarısını, misafirperverliğini ve tarihî çarşılarımızın güzelliğini korumak istiyorsak temizliği günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline getirmeliyiz.
Buradan bütün esnafımıza çağrıda bulunuyorum: Lütfen dükkânınızın önünü temiz tutun, çöplerinizi caddeye ve kaldırıma atmayın, çevrenizi kirletmeyin. Belediyelerimizden de düzenli temizlik ve etkili denetim bekliyoruz.
Şanlıurfa hepimizin evidir. Evimizin içini temiz tutup kapısının önünü kirli bırakmak bize yakışmaz.
Temiz bir Şanlıurfa, güçlü bir turizm ve saygın bir esnaflık kültürü için hep birlikte sorumluluk almalıyız.