Muhtarlık kalkmalı mı?

İbrahim Uyğur

27-10-2026 22:39

Yazar: Urfadabugün – Özel Köşe Yazısı

 

Türkiye'de son günlerde sosyal medyada sıkça tartışılan konulardan biri de muhtarlık kurumunun geleceği. Vatandaşlar, paylaşımlarında muhtarlıkların kaldırılması gerekip gerekmediğini sorguluyor. Özellikle e-Devlet hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, eskiden muhtarlıklardan alınan birçok belgenin artık internet üzerinden temin edilebilmesi, bu tartışmayı daha da büyütüyor.

 

Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda vatandaşların önemli bir bölümü, muhtarlık kurumunun günümüzde eski işlevini yitirdiğini savunuyor. Ancak bu görüşlerin toplumun yüzde 95'ini veya yüzde 99'unu temsil ettiğini ortaya koyan doğrulanmış bir araştırma olmadan kesin bir oran vermek doğru olmaz. Buna rağmen tartışmanın kendisi bile üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Muhtarlık kurumu, günümüz Türkiye'sinin ihtiyaçlarına ne kadar cevap verebiliyor?

 

E-Devlet her şeyi vatandaşın cebine koydu, peki muhtarlıkların görevi ne kaldı?

 

Teknoloji gelişti, kamu hizmetleri dijitalleşti. Vatandaş artık birçok belgesini almak, başvurusunu yapmak, borcunu sorgulamak ve resmî işlemlerini takip etmek için devlet dairelerinin kapısında saatlerce beklemek zorunda kalmıyor.

 

E-Devlet sayesinde birçok işlem birkaç dakika içerisinde gerçekleştirilebiliyor. İnsanlar evlerinden çıkmadan kamu hizmetlerine ulaşabiliyor. Bu gelişme, hem vatandaşın zamanını koruyor hem de kamu hizmetlerinin daha hızlı sunulmasına katkı sağlıyor.

 

Peki, bu dönüşüm karşısında muhtarlık kurumunun rolü yeterince değişti mi?

 

Eskiden ikametgâh belgesi, nüfus kayıt bilgileri ve benzeri işlemler için muhtarlıklara başvuran vatandaşların bugün pek çok ihtiyacını dijital ortamda karşılayabildiği bir gerçek. Nitekim muhtarlığın günümüzdeki işlevlerinin e-Devlet karşısındaki durumunu inceleyen akademik çalışmalar da kurumun yeniden değerlendirilmesini tartışmaya açıyor.

 

Bu konuda yayımlanan "2024 tarihli akademik araştırma" (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3711345), muhtarlık kurumunun tarihsel görevlerini, dijitalleşmenin etkisini ve kurumun geleceğine ilişkin seçenekleri ele alıyor.

 

Öyleyse asıl soru şudur: Dijitalleşen kamu hizmetleri karşısında muhtarlıklar kendilerini nasıl yenileyecek? Vatandaşa hangi somut hizmetleri sunacak? Kamu kaynaklarıyla desteklenen bu yapının toplum için ürettiği fayda nasıl ölçülecek?

 

Maaş, sigorta, ofis ve kamu giderleri: Karşılığında hangi hizmet üretiliyor?

 

Muhtarlık kurumu tartışılırken yalnızca muhtarların aldığı maaş üzerinden değerlendirme yapmak yeterli değildir. Muhtarlık ofislerinin giderleri, çalışma koşulları, sosyal güvenlik primleri ve belediyelerin sağladığı destekler de kamu kaynaklarının kullanımı açısından ele alınmalıdır.

 

Cumhurbaşkanlığı tarafından 19 Ekim 2026'da yapılan açıklamada, muhtarların aylık ödemelerinin 2026 itibarıyla 28 bin liranın üzerine çıktığı ve sosyal güvenlik primlerinin 2017'den bu yana devlet tarafından karşılandığı belirtildi. "TRT Haber'in konuya ilişkin haberi" (https://www.trthaber.com/haber/gundem/cumhurbaskani-erdogan-demokrasinin-uc-beyi-muhtarlar-ile-bagi-diri-tuttuk-960525.html) bu bilgileri aktarıyor.

 

Elbette bir kamu görevlisinin ücret alması tek başına eleştiri konusu yapılamaz. Asıl mesele, kamu adına yürütülen görevin ne ölçüde yerine getirildiği ve vatandaşın bu hizmetten nasıl yararlandığıdır.

 

Vatandaşın sorması gereken sorular açık:

 

Muhtar, mahallesinin hangi sorununu çözdü? Kaç kez ilgili kurumlara başvurarak sonuç aldı? Mahalledeki altyapı, temizlik, çevre düzenlemesi ve sosyal yardım ihtiyaçlarının takibinde ne kadar etkili oldu? İhtiyaç sahibi ailelerin sorunlarının ilgili kurumlara ulaştırılmasına katkı sağladı mı? Seçildiği mahallenin eksiklerini takip ederek çözüm için ne kadar çaba gösterdi?

 

Bu soruların cevapları kişisel kanaatlerle değil, somut çalışmalarla ortaya konulmalıdır.

 

Eğer bir muhtar görev yaptığı yerdeki sorunları takip ediyor, vatandaşla kamu kurumları arasında köprü kuruyor ve sonuç alıyorsa yaptığı hizmet görünür olmalıdır. Buna karşılık görevini yalnızca kâğıt üzerinde sürdüren, vatandaşın sorunlarıyla ilgilenmeyen bir anlayışın da sorgulanması gerekir.

 

Kamu kaynakları kullanılıyorsa, kamu adına üretilen hizmet de hesap verilebilir olmalıdır.

 

Muhtarlık yalnızca makamdan ibaret olmamalı

 

Bazı vatandaşların muhtarlara yönelik eleştirileri, makamın bir hizmet alanı olmaktan çıkıp kişisel itibar ve güç gösterisi aracı hâline getirildiği düşüncesinde yoğunlaşıyor.

 

Özellikle sosyal medyada zaman zaman muhtarların silahla dolaşması, makamlarını öne çıkararak hareket etmesi ve mahalledeki sorunlara yeterince eğilmediği yönündeki iddialar tartışılıyor.

 

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Bir kişinin yasal olarak silah taşıma yetkisine sahip olması, tek başına yanlış yaptığı anlamına gelmez. Ancak hiçbir makam, vatandaş üzerinde üstünlük kurmak veya korku oluşturmak için kullanılamaz. Muhtarlığın değeri de kişinin üzerinde taşıdığı herhangi bir eşyayla değil, halka sunduğu hizmetle ölçülmelidir.

 

Muhtar, mahallenin sahibi değil; mahalle sakinlerinin oyuyla seçilmiş temsilcisidir.

 

Vatandaşın beklentisi de aslında son derece basit: Mahallede bir sorun varsa takip edilsin, ihtiyaç sahibi bir aile varsa ilgili kurumlarla iletişim kurulsun, vatandaşın talebi karşılıksız bırakılmasın.

 

Bir muhtarın başarısı, ne kadar gösterişli bir makam odasına sahip olduğuyla değil, görev süresi boyunca kaç sorunun çözümüne katkı sunduğuyla değerlendirilmelidir.

 

Köy muhtarlığı ile şehirdeki mahalle muhtarlığı aynı kefeye konulmamalı

 

Muhtarlıkların kaldırılması tartışılırken gözden kaçırılmaması gereken bir başka konu da köylerle büyükşehir mahalleleri arasındaki farktır.

 

Şehir merkezlerinde yaşayan vatandaşlar birçok işlemini belediyeler, ilgili kamu kurumları ve e-Devlet üzerinden gerçekleştirebiliyor. Bu nedenle özellikle büyükşehirlerdeki bazı mahallelerde muhtarlıkların hangi hizmetleri sunduğu daha fazla sorgulanıyor.

 

Ancak kırsal bölgelerde tablo farklı olabilir. Kamu kurumlarına ulaşımın zor olduğu, dijital hizmetlerden yararlanmakta güçlük çeken yaşlıların bulunduğu veya altyapı sorunlarının yoğun yaşandığı köylerde muhtarlar önemli bir iletişim ve koordinasyon görevi üstlenebilir.

 

Köy muhtarlığı ile şehirdeki mahalle muhtarlığının görevleri de mevzuat bakımından aynı değildir. Dolayısıyla Türkiye'nin her yerinde aynı modelin uygulanması gerektiğini varsaymak doğru olmaz.

 

Örneğin, Şanlıurfa'nın kırsal mahallelerinde yaşayan vatandaşların su, yol, elektrik, ulaşım ve diğer temel hizmetlerle ilgili taleplerinin ilgili kurumlara ulaştırılması önemlidir. Bu süreçte muhtarların ne ölçüde etkili olduğu ise sahadaki verilerle değerlendirilmelidir.

 

Bu nedenle çözüm, bütün muhtarları aynı şekilde değerlendirmek değil; bölgenin ihtiyaçlarını ve kurumun gerçek işlevini ayrı ayrı incelemek olmalıdır.

 

Muhtarlıklar kaldırılmalı mı, yoksa yeniden mi düzenlenmeli?

 

İşte tartışmanın en önemli noktası burada başlıyor.

 

Muhtarlık kurumunun kaldırılmasını savunanlar, dijitalleşmeyle birlikte birçok eski görevin gereksiz hâle geldiğini, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılabileceğini ve vatandaşların işlemlerini zaten doğrudan ilgili kurumlar üzerinden yapabildiğini söylüyor.

 

Kurumun devam etmesini savunanlar ise muhtarların yerel demokrasinin bir parçası olduğunu, vatandaşın yaşadığı sorunları yakından bildiğini ve özellikle kırsal bölgelerde devlet ile halk arasında bağlantı kurduğunu vurguluyor.

 

Her iki yaklaşım da tartışılabilir. Ancak kararın yalnızca sosyal medya paylaşımlarına veya kişisel deneyimlere dayanması yeterli değildir.

 

Öncelikle Türkiye genelinde muhtarlıkların iş yükü, vatandaş başvuru sayıları, çözüme kavuşturulan sorunlar, kamu giderleri ve bölgesel ihtiyaçları ortaya konulmalıdır. Hangi işlemlerin e-Devlet'e taşındığı, hangi görevlerin hâlâ yüz yüze hizmet gerektirdiği ve hangi bölgelerde muhtarlığa daha fazla ihtiyaç duyulduğu belirlenmelidir.

 

Ardından üç seçenek değerlendirilmelidir:

 

- Mevcut sistemin devamı: Muhtarlıkların hizmet standartları yükseltilmeli, görevleri netleştirilmeli ve performansları şeffaf biçimde takip edilmelidir.

- Kapsamlı reform: Özellikle büyükşehirlerde görevler yeniden tanımlanmalı, gereksiz bürokratik işlemler azaltılmalı ve hizmet üretmeyen uygulamalar gözden geçirilmelidir.

- Alternatif yerel hizmet modeli: Muhtarlığın bazı görevleri belediyeler veya dijital kamu hizmetleri üzerinden yürütülerek kırsal bölgeler için farklı bir model geliştirilmelidir.

 

Hangi seçeneğin daha uygun olduğu, ancak maliyet ve hizmet sonuçları karşılaştırıldığında sağlıklı biçimde değerlendirilebilir.

 

Devlet büyüklerine çağrı: Bu tartışma görmezden gelinmemeli

 

Buradan hükümete, ilgili bakanlıklara, yerel yönetimlere ve karar vericilere açık bir çağrıda bulunmak istiyorum.

 

Muhtarlık kurumu hakkında toplumda oluşan soru işaretleri araştırılmalıdır. Vatandaşın beklentisi nedir? Hangi hizmetler artık gereksiz hâle gelmiştir? Hangi görevler hâlâ önemini korumaktadır? Kamu kaynakları hangi alanlarda daha verimli kullanılabilir?

 

Bu sorulara cevap verecek kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır.

 

Her muhtarlığın belirli aralıklarla faaliyet raporu yayımlaması, mahalledeki sorunların ve çözüm süreçlerinin kayıt altına alınması, vatandaş taleplerinin nasıl sonuçlandırıldığının takip edilebilmesi değerlendirilmelidir. Böylece vatandaş, seçtiği temsilcinin görev süresi boyunca neler yaptığını görebilir.

 

Bu öneri, muhtarları peşinen başarısız ilan etmek anlamına gelmez. Tam tersine, görevini hakkıyla yapan muhtarların emeğinin görünür olmasını, görevini ihmal edenlerin ise hesap verebilir bir sistem içinde değerlendirilmesini sağlar.

 

Sosyal medyada yükselen eleştirilerin ne kadar yaygın olduğunu anlamak için de bilimsel ve tarafsız bir kamuoyu araştırması yapılabilir. Böylece tartışma, yalnızca paylaşımların oluşturduğu izlenime değil, ölçülebilir verilere dayanır.

 

Son söz: Vatandaş makam değil, hizmet görmek istiyor

 

Bugün Türkiye'nin önünde duran soru yalnızca muhtarlıkların kaldırılıp kaldırılmaması değildir. Asıl soru, kamu hizmetlerinin değişen teknolojiye ve toplumun ihtiyaçlarına göre nasıl yeniden düzenleneceğidir.

 

E-Devlet'in yaygınlaştığı bir dönemde geçmişten kalan her uygulamanın aynı şekilde sürdürülmesi gerektiği söylenemez. Ancak bir kurumun kaldırılması da yalnızca artık eskisi kadar görünür olmayan bazı görevleri bulunduğu gerekçesiyle kararlaştırılmamalıdır.

 

Muhtarlık kurumu, kendisini günümüzün ihtiyaçlarına göre yenilemek ve vatandaşın hayatına somut katkı sunmak zorundadır. Eğer bir muhtarlık vatandaşın sorunlarının çözümüne katkı sağlamıyorsa bunun nedenleri araştırılmalıdır. Eğer bazı bölgelerde bu hizmetlere ihtiyaç kalmamışsa alternatifler değerlendirilmelidir. Eğer kırsal bölgelerde muhtarlık hâlâ önemli bir işlev görüyorsa bu hizmetin niteliği artırılmalıdır.

 

Çünkü mesele bir makamın varlığı değil, o makamın halka ne kazandırdığıdır.

 

Vatandaşın cebine kadar giren e-Devlet hizmetleri çağında, muhtarlık kurumunun geleceği de ciddi, şeffaf ve veriye dayalı bir değerlendirmeden geçirilmelidir.

 

Şimdi soruyoruz: Muhtarlıklar mevcut yapısıyla devam mı etmeli, yeniden mi düzenlenmeli, yoksa alternatif bir sistem mi kurulmalı?

 

Bu sorunun cevabını yalnızca sosyal medya tartışmaları değil, vatandaşın gerçek ihtiyaçları ve kamu yararı belirlemelidir.

 

DİĞER YAZILARI Okullarda Kadın Yöneticilerin Önemi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Esnaf Ahlakı ve Temizlik: Tarihi Şehrimize Bu Görüntüler Yakışmıyor 01-01-1970 03:00 HARAMİLER HARAMİLER! VİCDANLARIMIZI SORGULAMA ZAMANI 01-01-1970 03:00 Kripto Para Hayali Kabusa mı Dönüştü? Küçük Yatırımcı Riski 01-01-1970 03:00 Kürtçenin Değeri Bilimsel Tartışmaların Ötesinde 01-01-1970 03:00 Erdoğan'ın Şanlıurfa Ziyareti Kente Yeni Bir Soluk Getiriyor 01-01-1970 03:00 şanlıurfa’da teknofest bereketi: şehir canlandı, esnafın yüzü güldü 01-01-1970 03:00 DEPREM GERÇEĞİ ŞANLIURFA’YA BİR KEZ DAHA HATIRLATTI 01-01-1970 03:00 Yeter Artık! Çocuklarımızın Ne Suçu Var? 01-01-1970 03:00 ŞEHİRLERİMİZİN HUZURU İÇİN BİR SORU 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’DA 100 BİN ÇOCUĞA KANTİN DESTEĞİ 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA’DA EKMEĞİN HESABINI KİM VERECEK? 01-01-1970 03:00 ARTIK TERÖRÜN DEĞİL, ŞANLIURFA’NIN KALKINMASINI KONUŞALIM 01-01-1970 03:00 Gölgeli Sokakların Ve Kalemin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 urfadabugun.com’un Ardındaki Hikaye 01-01-1970 03:00 Zonguldak'taki Karanlık Tezgah 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU KAYNIYOR, DÜNYA İZLİYOR 01-01-1970 03:00 Ne Oldu Bize? 01-01-1970 03:00 Terörsüz Türkiye Umudu, Savaşın Gölgesinde Esnafın Sınavı 01-01-1970 03:00 Kalıcı Huzur, Güçlü Kardeşlik ve Hukukun Rehberliği 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Geceler Artık Daha Güvenli 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’nın Kaderi Sadece Kürsüdeki Olumsuzluklarla mı Yazılmalı? 01-01-1970 03:00 Zamanın Sıfır Noktasından Bugününe 01-01-1970 03:00 Hayat Hikâyem: Acının Büyüttüğü Çocuklar 01-01-1970 03:00 BİR GAZETECİNİN OBJEKTİFİNDEN 01-01-1970 03:00 Bir Kameranın Ardındaki Hayat 01-01-1970 03:00 Güven Bir Kez Kırılırsa… 01-01-1970 03:00 15 Temmuz: Bir Milletin Yazdığı Destan 01-01-1970 03:00 Cezaevinden Notlar: Özgürlüğün Değeri 01-01-1970 03:00 YETER ARTIK! KALDIRIMLAR KİMİN? 01-01-1970 03:00 Balıklıgöl'de Bir Yaşlı Kadının Gözyaşları 01-01-1970 03:00 YENİDEN BAŞLAMAK MÜMKÜN 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA'YI HEP BİRLİKTE DÜNYAYA TANITALIM 01-01-1970 03:00 İnsanların Şefaat ve Tarikat Arayışı: Kur’an’a Göre Doğru Yol 01-01-1970 03:00 Güvenli Şehir Şanlıurfa Yolunda 01-01-1970 03:00 Bir Rüya ile Başlayan Yetimlik 01-01-1970 03:00 Balıklıgöl'de Motosiklet Terörü Turizmi ve Maneviyatı Tehdit Ediyor 01-01-1970 03:00 Çağları Aşan Bir Uyarı 01-01-1970 03:00 Birkaç Fırsatçının Hatası Şanlıurfa'ya Mal Edilemez 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA'NIN TARİHİ DOKUSU GÖZ GÖRE GÖRE YOK OLUYOR 01-01-1970 03:00 Kadına Uzanan Dil, Toplumun Vicdanına Uzanır 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA'NIN TARİHİ DOKUSU VAR, PEKİ TURİST NEDEN AZ? 01-01-1970 03:00 Uzak Şehir Mardin’i Parlatırken, Şanlıurfa Neden Geri Planda Kalıyor? 01-01-1970 03:00 İlk Peygamberden Son Peygambere İnsanlığa Uzanan Mesaj 01-01-1970 03:00 Bir Kuş Kadar Özgür Olamadım 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Huzurun Adı: Fedakâr Güvenlik Güçlerimiz 01-01-1970 03:00 Son Pişmanlık Para Etmez 01-01-1970 03:00 Terörsüz Türkiye Umudu ve Mahkumların Af Beklentisi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Çöplerin Gölgesinde Kalmasın!” 01-01-1970 03:00 GAZETECİ İBRAHİM UYGUR’UN KALEMİNDEN: BİR HABERİN BEDELİ (BÖLÜM 7) 01-01-1970 03:00 Bir haberin bedeli bazen sadece kalemle değil, yürekle de ödenir. 01-01-1970 03:00 HABERİN BEDELİ BU MU? – BÖLÜM 6 01-01-1970 03:00 HABERİN BEDELİ BU MU – BÖLÜM 5 01-01-1970 03:00 BİR HABERİN BEDELİ BU MU? – BÖLÜM 5 01-01-1970 03:00 Bir Haberin Bedeli  4. 01-01-1970 03:00 Bir Haberin Bedeli – 3. Bölüm (Devamı 01-01-1970 03:00 Bir Haberin Bedeli 01-01-1970 03:00 Bir Haberin Bedeli 01-01-1970 03:00 1910 Şanlıurfası: Geçmişten Günümüze Bir Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Mardin’i Konuşuyor: Neden Biz Değil? 01-01-1970 03:00 MEZOPOTAMYA: GÜNEYDOĞU’NUN TARİHİ VE İNSANLIK MEDENİYETİNİN BEŞİĞİ 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Konaklama: Ucuz ve Pahalı Otellerin Çelişkisi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Eğitim: Açılan Okullar ve Bekleyen Sorunlar 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’nın Güvenliği, Halkın Rahatı ve Geleceğe Dair Umutlar 01-01-1970 03:00 Açlığın Gölgesinde Bir Ay: Gazze’de 185 Can Daha 01-01-1970 03:00 Ya İstiklal, Ya Ölüm! 01-01-1970 03:00 “Mafyacılık” Oyunu mu Başladı? 01-01-1970 03:00 Gazze’de İşgal Planının İlk Aşaması: İsrail’in Stratejik Hamlesi ve Bölgenin Geleceği 01-01-1970 03:00 Gazze’nin Yeni Kabusu: Eyal Zamir’in Onayı ve İşgal Planı 01-01-1970 03:00 Aklı Gözünde Olanların, Bu Şehrin İhtiyacı Yok 01-01-1970 03:00 Yollarda Can Veren Umutlar: Mevsimlik Tarım İşçileri Yalnız mı? 01-01-1970 03:00  Yangınların Ateşi Neden Bu Kadar Çabuk Yayılıyor? 01-01-1970 03:00 Damlardaki Tehlike: Kuş Sarayları mı, Sessiz Felaket mi? 01-01-1970 03:00 15 Temmuz’un Üzerinden 9 Yıl Geçti, Unutmadık… Unutmayacağız 01-01-1970 03:00 Her Şehit Haberi Yüreğimizi Dağlıyor 01-01-1970 03:00 YANAN SADECE AĞAÇLAR DEĞİL, GELECEĞİMİZDİR! 01-01-1970 03:00 Ortadoğu Bir Kez Daha Ateş Çemberinde 01-01-1970 03:00 Bir Anlık Hata, Bir Ömürlük Pişmanlık! 01-01-1970 03:00 Bir Asrı Aşan Vefa: 186 Yıldır Görevde Jandarma! 01-01-1970 03:00 Dünya Seyrediyor, İsrail Öldürmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Sınır Çizmek Sevgiye Engel Değildir 01-01-1970 03:00 Tarlalar Yanıyor, Umutlar Kül Oluyor! 01-01-1970 03:00 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Mesajı 01-01-1970 03:00 Gabar’ın Kalbinden Yükselen Umut: Petrol Bizimse Gelecek de Bizim Olmalı 01-01-1970 03:00 Gazze: İnsanlığın Susturulduğu Coğrafya 01-01-1970 03:00 Terör Bitti, Barış Başladı: Yeni Bir Türkiye'nin Eşiğindeyiz 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE ARTIK TERÖRSÜZ BİR GELECEĞE UYANIYOR 01-01-1970 03:00 Anneler Ağlamasın Diye… 01-01-1970 03:00 Şanlıurfaspor’un Düşüşü: Siyasetin ve Rantın Kurbanı Olan Bir Şehrin Onuru 01-01-1970 03:00 Ceza İnfaz Yasası: Sessiz Çığlıkların Yankısı 01-01-1970 03:00 Adaletin Sessiz Kahramanları: Şanlıurfa’da Güvenliğe Geçilen Not "Pekiyi" 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA'NIN SESSİZ ÇIĞLIĞI: SAHİPSİZLİK VE GÖRMEZDEN GELİNMEK 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa: Sessiz Mirasın Gür Sesi Olma Zamanı 01-01-1970 03:00 DÜNYAYI SARSAN AÇIKLAMA: PİYASALARDA KIRMIZI ALARM 01-01-1970 03:00 Bayramda Taşan Şehir: Ama Neden Kalıcı Değil? 01-01-1970 03:00 Zimanê Kurdî: Mîrasê Dêrsimê û Çanda Mirovî 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Yaz Geldi, Sorunlar Büyüyerek Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Şanlıurfaspor: Rant Kapanı mı, Şehrin Gururu mu? 01-01-1970 03:00 Eski Zamanların Özlemi: İnsanlığın Kaybolan Değerleri 01-01-1970 03:00 Yemen: ABD’nin Yeni Hedefi! 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa: Bajarê Dîrokê û Turîzmê 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’nın Turizmine Katkı İçin Adım Atılmalı 01-01-1970 03:00 Kadın Varsa, Hayat Var! 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Tarihi ile Anılmalı, İhmalkarlıkla Değil! 01-01-1970 03:00 Hocalı Katliamı: Unutulmaz Bir Yüz Karası 01-01-1970 03:00 Özgürlüğe Kavuşurken: Bir Gazetecinin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Emeklilerimizin Beklentileri: Hak Ettikleri Onurlu Yaşam 01-01-1970 03:00 Ulucami'nin Sessiz Bekleyişi: Turistler ve Halk Yeniden İbadet Bekliyor 01-01-1970 03:00 "Ülkesini Sevmek, Bedelini Ödemek" 01-01-1970 03:00 Adalet Arayışında Bir Gazetecinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Madde Bağımlılığı ile Mücadelede Alınması Gereken Kritik Adımlar 01-01-1970 03:00 Mevlit Kandili’ne Saygısızlık: Urfa’da Eğlence Mekanları Halkı Rahatsız Etti 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’nın Büyüklüğünü Dünyaya Tanıtan Başkan Gülpınar’ın Vizyonu 01-01-1970 03:00 Belediyelerde İsraf ve Verimsizlik Sorunları: Şehirlerin Geleceği Tehlikede 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Basın Daire Başkanı Reşat Uzun Kimdir? 01-01-1970 03:00 Kadınların Dünyadaki Rolü ve Gücü: Geçmişten Günümüze 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Turistik Bölgeler Nefes Aldı 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Tarihi Evler Tehlike Saçıyor 01-01-1970 03:00 "Nemrut Dağı: Antik Tapınakların İzinde" 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'nın Efsanevi Balıklı Gölü 01-01-1970 03:00 Edirnekâri Sanatı 01-01-1970 03:00 "Şanlıurfa Medyasından Bir Çağrı: Birlik Olalım!" 01-01-1970 03:00 İbrahim Toru'nun Yaşamı: Bir Liderin Hikayesi 01-01-1970 03:00 CHP'de Değişim Rüzgarları 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da çiftçilerin sorunu ve çaresi 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFANIN SORUNLARI 01-01-1970 03:00 Başlık Paraları Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Madde Bağımlılığı: Sorunun Boyutları ve Çözüm Yolları 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa balıklıgölde başıboş köpekler tehlike saçıyor 01-01-1970 03:00 Teröristleri Urfa'ya Mossad mı yolladı? 01-01-1970 03:00 Madde bağımlılarının sorunları Her geçen gün daha da artıyor 01-01-1970 03:00 Hükümet Urfalılar'a Sıcak Havayla Yaşam Desteği Vermeli 01-01-1970 03:00 Gazeteci İbrahim Uyğur Yazdı 01-01-1970 03:00 Urfa Güneşinden Petrol Üretelim 01-01-1970 03:00 Gözler Müjdelerin Hayata Geçirilmesine Çevirildi 01-01-1970 03:00 EYT ile Milyonlar Sevindi 01-01-1970 03:00 Asgari ücret şahane oldu 01-01-1970 03:00 Vali Ayhan Uyuşturucunun Kökünü Kazıyor 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ayrım mı yapıyor? 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ayrım mı yapıyor? 01-01-1970 03:00 Urfa'daki Muhtar  Sorunu Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Eyyübiye Başkan Mehmet Kuş ile Hizmete Doydu 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Beyazgül ile çağ atladı 01-01-1970 03:00 Şanlıurfalılar Halk Ekmek Nerede Kaldı diyor? 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Motosikletler Aralıksız Denetlenmeli 01-01-1970 03:00